03 Eylül 2010
yanaklarımdan yaz gelecekti ama
yıl içinde en çok özlediğim zaman dilimi yazın gelişi, en uzağa itmek istediğim de yazın bitişi haliyle. sanki yaz bittiği zaman elimden çok şeyler alınıyormuş gibi hissediyorum. elimden deniz, yıldızlar ve bir şeyler alınıyormuş ve bunları geri almak için koca yıl çokça çalışmam gerekiyormuş gibi.. belki öyle. belki de alakası bile yok ama sonuç olarak yaz bitti ve ben yine o en uzağa itmek istediğim zamanlardayım.
yaz gelince kafamızı yelkenlilere bindirip rüzgâra bırakıyoruz bence. sanki biraz da bu yüzden yazın doğuyoruz ve kışın ölüyoruz. yani kuşlara bakınca yazın hepsi buradalar ama kış geldiğinde arkalarına bile bakmadan gidiyorlar. onlar bile durmak istemiyor. demek ki gerçekten bir şeylerin bitişi söz konusu.
ve evet, yazın doğmayı seviyor ama kışın ölmeyi gururumuza yediremiyoruz. bencillikten kırılıyoruz adeta. sonra bir yelkenli gelip bizi alıyor ve rüzgârına emanet ediyor ki çoktan ölmeyelim. rüzgâr geçerken kırıklarımızın bir kısmını iyi etsin ve bizi sağsalim götürüp bıraksın yazın kollarına diye. bizi hep yaza bıraksın.
ama yaz bizi bırakmasın. bırakmasa ya..
yama:
yaz bitimi hüsranı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

0 laf geldi::
Yorum Gönder