Duyamayan ama her şeyi anlayan bir çocuk, korumacı ama korunmasız bir anne, ne geçmişi ne şimdisi ne de geleceği olan bir yabancıyı bir araya getiren film
Dear Frankie.
Kimileri için kaçmak bir çözüm iken kimileri için dipsiz bir kuyuya atlamak oluyor. Ve böyle zamanlarda giyinilen çaresizlik sonucu tanıdık bildik birinden kaçabilmek uğruna kendini hiç tanımadığı birine sığınırken bulabiliyor insan. Üstelik sığınılacak liman Gerard Butler (the stranger) olunca işin rengi iyice değişiyor.
Ufak detaylarla büyük mutluluklar veren bir film oldu benim için Dear Frankie. Zamanlamam doğruydu belki de. Kendi beklentisizliğinde yüzen denizatı ve sektirilen taşlar bana yetti bu filmi sevmek için. İzleyen herkesin kendine göre küçük sevimli detaylar bulacağını düşünüyorum.
Afiyet olsun.

2 laf geldi::
Bu Gerard adamı iyi işlerde belirmeye başladı. Senin gibi. : )
hoov! Evet, aynen böyle anlatılabilir.
Yorum Gönder