Şeftali sezonumu şarabıyla açmış olmam, keskin ve aşırı tatlı bir damak tecrübesinden öteye geçemedi maalesef. Halbuki Şirince’den çıkma lezzetlerin hepsi baş tacı edilesidir. Bilemiyorum, belki de şarap ve şeftali iyi bir ikili olmak zorunda değildir. Ama yanında yediğim sapıyla birlikte çikolatanın içine oturtulmuş vişne için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Kendisi ağzı mayhoş ederken aynı zamanda da tatlı olarak iyi gidebilmiş. Allah yolunu açık etsin. Meyvelerle aramızda yıllardır süregelen bu çıkarsız ve diri ilişkiyi başka bir zamana fırlatıyor ve bugünlerime bağlanıyorum.
Bu ara olan ve olmaya çalışan çok fazla şey var etrafta ama sonuçlanmaları biraz zaman alacak gibi görünüyor. İşin beni ilgilendiren tarafı hatta beni harekete geçirmesi gereken tarafı bu olan bitenlerin hepsinin bir veya iki belki de üçten fazla şekilde hayatımı etkileyecek olması. Şöyle ki;
İş.
Kendime atılacak yeni bir dal bakıyorum çünkü şu an bindiğimi kesmek üzereyim, dahası burası çok mutsuz ve tatminsiz bir dal. Başka bir kuş gelip heves etsin benim yerime, çünkü ben kanatlarımı tecrübe etmeye gidiyorum.
Hava.
Havanın bu kadar sıcak olması bir yandan işime gelirken bir yandan da işe gitme isteğimi iyiden iyiye törpülüyor. İşime geliyor çünkü ben tam bir yaz çocuğuyum. Gerçi son yıllarda kışı da sevmeye başladım ama ilk göz ağrısı dedikleri şey gerçekten var. İşe gitmemi köstekliyor, çünkü bu sıcakta etrafa karşı giyim konusunda aşırı derecede duyarlı olmak beni kaynar kazanlarda kaynatıyor. Malum, küçük yerlerde büyük değişikliklere pek sıcak bakılmaz, bu sıcaklarda bile.. Hâl böyle olunca benim de heves kuşlarımın kanatları bir bir kırılıyor, ama ben onları tek tek iyi edeceğim. Rüyalarımı kontrol etmekte o kadar iyi değilsem de heveslerim söz konusu olduğunda oldukça söz sahibiyimdir.
Uzak.
Uzaklarla aslında pek de problemim yoktur genel olarak ama son yıllarda bütün yazlarımı baltalamaya başladığından beri aramızda 3F büyüklüğünde bir sürtüşme kuvveti oluştu. O diyor ayrı olacak, ben diyorum yeter artık olmasın. Ama benim dışımda gelişen olaylara söz geçiremiyorum maalesef. Daha o konulara gelemedim.
Ve.
Her şeyi avucunun içinde tutan, istediğine istediği kadar veren, işi gücü etrafta boş gezen enerjilere yön vermek olan, isteyenin bir yüzü vermeyenin iki yüzü olan çekim yasası. Seni seviyorum. Seni biliyorum ve ben istediklerimin yerini yapıyorum. Sen de benim gönlümü yap ve elini üzerimden çekme. Yoksa aramızdaki çekim sona erecek ve sen bensiz kaldığın için çok ama çok üzüleceksin..
İyi.
Bir yaz.
Diliyorum.

0 laf geldi::
Yorum Gönder